Düzenleyici ve Sektörel

Türkiye'de Saç Ekimi Komplikasyonları: Hangi Talep, Kime Karşı?

Saç ekiminden zarar gören hastanın elinde yalnızca bir hizmet şikâyeti yoktur: 6 Mayıs 2023'ten bu yana saç ekimi birimlerini düzenleyen özel bir Sağlık Bakanlığı yönetmeliği vardır ve işlemin nerede yapılabileceğini, hangi aşamayı kimin yapabileceğini kurala bağlar. Yönetmeliğin aradıkları, davalı taraflar, talep yolu, dosyayı belirleyen belgeler ve ülkesine dönmüş bir hasta için sürecin nasıl işlediği.

25 Temmuz 2026 24 dk okuma Türkçe
Görsel · Lex Lata

Türkiye’de yapılan bir saç ekiminden zarar gören hastanın elinde, kötü hizmetten yakınmaktan ibaret bir dosya yoktur. 6 Mayıs 2023’ten bu yana işlemin kendi düzenlemesi vardır — Saç Ekimi Birimleri Hakkında Yönetmelik, 6 Mayıs 2023 tarihli ve 32182 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış ve sonrasında iki kez değiştirilmiştir — ve bu Yönetmelik saç ekiminin nerede yapılabileceğini, hangi aşamasını kimin yapabileceğini ve neyin kayda geçirileceğini belirler. Bu zemin üzerinde hukuk davası kural olarak, saç ekimi biriminin bünyesinde faaliyet gösterdiği sağlık kuruluşuna ve somut olaya göre işlemin gözetim ve sorumluluğunda yapıldığı hekime yöneltilir. Hasta kliniğe bir aracı tarafından yönlendirilmişse o şirket de davalı olabilir: Yargıtay 6. HD, E. 2024/949, K. 2025/1215, T. 24.03.2025 kararında, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 3/1-ı’daki sağlayıcı tanımından hareketle, tüketiciyi saç ekimi için üçüncü kişiye ait bir sağlık merkezine yönlendiren şirket ile tüketici arasında aynı Kanun’un 14 ve 47. maddeleri kapsamında sözleşme kurulduğu ve şirketin tüketiciye karşı sorumlu bulunduğu kabul edilerek, davayı pasif husumet yokluğundan reddeden karar bozulmuştur. İşlemi fiilen yapan kişi buna yetkili değilse tablo bir kez daha değişir: bu artık yalnızca bir özel hukuk sorunu değildir; 1219 sayılı Kanun m. 25 ile 3359 sayılı Kanun Ek m. 11 devreye girer.

Bu rehber, en çok karşılaşılan okuru esas alır: işlem için Türkiye’ye gelmiş, ülkesine dönmüş ve sorunu ancak sonrasında fark etmiş kişiyi. Sırasıyla şu sorular ele alınmaktadır: saç ekimini kim hukuka uygun biçimde yapabilir ve bu tek soru neden bu kadar çok şeyi belirler; talebin izleyeceği yol; saklanması gereken kayıtlar ve sürecin yurt dışından nasıl yürütüldüğü. Metin, tıbbi standardı ve ispat yükünü ele alan Türkiye’de malpraktis (tıbbi hata) hukuku rehberinin yanında yer alır; alanın bütünü ise büronun sağlık hukuku sayfasında anlatılmaktadır.

İşlemi Kim Yapabilir?

Saç ekimi dosyalarında ilk soru budur ve bir nezaket meselesi değildir. Yönetmeliğin 1. maddesi amacını saç ekimi birimlerinin açılması, işlemin asgari standartları, bu birimlerde çalışacak personel ve bunların denetimi olarak belirler; 3. maddesi dayanağını 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun 3. maddesi, 9. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve Ek 11. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 355. maddesinin (a), (c) ve (e) bentleri ile 508. maddesi olarak gösterir. Metin sonrasında iki kez değişmiştir: 3 Kasım 2023 tarihli ve 32358 sayılı Resmî Gazete’de ve 12 Eylül 2025 tarihli ve 33015 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliklerle. 25 Temmuz 2026 itibarıyla mevzuat bilgi sisteminde başka değiştirici işlem görünmemektedir.

Nerede: yalnızca sağlık kuruluşu bünyesinde ve izinle

M. 5 uyarınca saç ekimi birimi yalnızca bir sağlık kuruluşu bünyesinde ve ancak faaliyet izin belgesi alınarak açılabilir. M. 6/1-4 uyarınca başvuru il sağlık müdürlüğüne yapılır, fiziki uygunluk yerinde inceleme ve kısmi müşterek teknik raporla tespit edilir, faaliyet izni ise kuruluşun ruhsatına veya uygunluk belgesine işlenir.

M. 4/1-d, sağlık kuruluşunu sınırlı olarak tanımlar: Sağlık Bakanlığına ait hastaneler; Devlet ve vakıf üniversitelerine ait hastaneler; gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerine ait özel hastaneler; tıp merkezleri; ve poliklinikler.

Listede olmayanlar, olanlar kadar önemlidir. Güzellik merkezi ya da salonu, otel ve muayenehane bu tanımda yer almaz; dolayısıyla Yönetmelik kapsamında buralarda saç ekimi birimi açılamaz. Bu, izne ilişkin bir tespittir; belirli bir soruşturmanın sonucuna ilişkin bir öngörü değildir. Somut olaydaki sonuç, aşağıda ele alınan genel hükümlere göre belirlenir.

Kim: aşamalar mevzuatla bölünmüştür

12 Eylül 2025 değişikliğiyle son hâlini alan m. 9/3, işlemi ikiye ayırır.

AşamaKimler yapabilir
Kanal açılmasıSaç ekimi uygulayıcı sertifikası bulunan tabip ve uzman tabipler; plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanları; deri ve zührevi hastalıkları uzmanları; medikal estetik sertifikası bulunan tabip ve uzman tabipler
Saç foliküllerinin toplanması ve kanallara yerleştirilmesiAynı hekimler veya saç ekimi yardımcı uygulayıcı sertifikası bulunan sağlık meslek mensupları

Buradan, biri diğerinin tersi yönde iki düzeltme çıkar. Saç ekimini yalnızca plastik cerrahların ve dermatologların yapabileceği doğru değildir: m. 9/2, plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanlarını, deri ve zührevi hastalıkları uzmanlarını ve Bakanlıkça tescil edilmiş medikal estetik sertifikası bulunanları yalnızca ayrıca saç ekimi uygulayıcı sertifikası bulundurma şartından muaf tutar; saç ekimi uygulayıcı sertifikasına sahip her hekim de hekime özgü aşamayı yapabilir. Aynı şekilde 12 Eylül 2025 öncesindeki kural da tekrarlanmamalıdır: saç foliküllerinin toplanması artık sayılan hekimlere özgü değildir; sertifikalı yardımcı uygulayıcı da bu aşamayı yapabilir.

Maddenin diğer fıkraları, uygulamada asıl belirleyici olan hükümlerdir. M. 9/1 uyarınca birimde yalnızca sertifikası Bakanlıkça tescil edilmiş personel çalışabilir. M. 9/4 uyarınca sertifikalı yardımcı uygulayıcılar, yetkili hekimlerin gözetim ve sorumluluğunda çalışır. M. 9/5 uyarınca işlem sedoanaljezi veya genel anestezi altında yapılacaksa, işlem sırasında anestezi ve reanimasyon uzmanı bulundurulması zorunludur. M. 9/6 uyarınca her yetkili hekim en fazla beş uygulama odasından sorumlu olabilir ve her odada yardımcı uygulayıcı sertifikası bulunan en az iki sağlık meslek mensubu bulunmalıdır. Sertifikayı kimin alabileceği de kurala bağlanmıştır: 3 Kasım 2023’te değiştirilen m. 8, uygulayıcı programına yalnızca tabip ve uzman tabipleri, yardımcı uygulayıcı programına ise yalnızca m. 4/1-e’de tanımlanan sağlık meslek mensuplarını — hemşire, sağlık memuru (toplum sağlığı), toplum sağlığı teknisyeni, acil tıp teknisyeni veya teknikeri, anestezi teknisyeni veya teknikeri — kabul eder.

Geçiş süresi hâlen işlemektedir. 12 Eylül 2025’te değiştirilen Geçici m. 1/1 uyarınca, saç ekimi birimlerinde çalışan veya çalışacak sağlık meslek mensupları 31 Aralık 2026 tarihine kadar ilgili hekimin gözetim ve sorumluluğunda çalışabilir; bu tarihten sonra ancak yardımcı uygulayıcı sertifikası almaları şartıyla çalışmaya devam edebilirler. Bu süre daha önce 6 Mayıs 2026 olarak öngörülmüştü. 25 Temmuz 2026 itibarıyla geçiş süresi henüz dolmamıştır; dolayısıyla yardımcı personelde sertifika bulunmaması, tek başına değil bu hüküm çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Fiziki ve usuli asgari standart

M. 6/5, birimin açılabilmesi için şu asgari standartları öngörür: kuruluş bünyesinde sterilizasyon ünitesi bulunması ya da hizmet satın alınması; m. 9’daki personel standardına uygunluk; kolay temizlenebilir ve dezenfekte edilebilir yüzeyleri, yeterli havalandırma ve aydınlatması olan en az 16 metrekare uygulama odası; işlem öncesi ve sonrası takip için uygulama odası dışında bir fotoğraf çekim alanı; hasta bekleme alanı — bu alan 12 Eylül 2025’ten itibaren kuruluşun genel bekleme alanıyla ortak kullanılabilir — ve Ek-1’deki asgari araç-gereç ile Ek-2’deki acil ilaç ve malzemeler. Uygulama odasının yarı steril alan olmasını arayan ilk metindeki ibare 3 Kasım 2023’te yürürlükten kaldırılmıştır ve güncel bir gereklilik olarak aktarılmamalıdır; 16 metrekare kuralı yürürlüktedir. M. 10 işlemin kendisini düzenler: cerrahi aletler ve müdahale setleri steril olmalıdır; işlem koruyucu gözlük kullanılmadan yapılamaz; ve bir uygulama odasında aynı anda yalnızca bir hastaya işlem yapılabilir.

Ne kayda geçirilir — ve hastayı neden ilgilendirir

İki belge, Yönetmelik zorunlu kıldığı için düzenlenir ve bu ikisi, bir talebin dayandığı olgusal soruların çoğunu birlikte cevaplar.

Aydınlatılmış rıza formu. M. 10/2-ç uyarınca işlem yapılacak her hastadan bir aydınlatılmış rıza formu alınır. Donör alanın ve işlem yapılacak alanın işlem öncesi ve sonrası çekilmiş fotoğrafları bu forma eklenir ve form taraflarca imzalanır.

Ek-4 Hasta Bilgi Formu. M. 10/3 ve m. 12/1 uyarınca bu form düzenlenir ve Bakanlığın sistemi üzerinden arşivlenir. Formda hastanın kimlik bilgileri, kullanılan tekniğin adı, ekilen kök (greft) sayısı ve bölgesi, donör ve ekim alanının müdahale öncesi ve müdahaleden sonraki ilk 72 saat içinde çekilmiş fotoğrafları ve ekimi gerçekleştiren ekibin adları yer alır.

Son kalem, odada kimin bulunduğunu hiç öğrenememiş bir hasta için Yönetmeliğin en önemli tarafıdır. İşlemi yapan ekibin kimliği, hafızadan yeniden kurulacak bir mesele değildir; kuruluşun düzenlemek ve arşivlemek zorunda olduğu bir formdaki kayıtlı bilgidir.

M. 12/2 buna kamuya açık bir boyut ekler: saç ekimi birimi kurulan sağlık kuruluşları Bakanlıkça oluşturulan bir portala kaydedilir ve internette açık şekilde yayımlanır; portal sacekimmerkezi.saglik.gov.tr adresindedir. Bu liste olduğu gibi okunmalıdır: bünyesinde birim kurulmuş kuruluşların kaydıdır, Bakanlığın kalite ya da sonuç onayı değildir.

Yetkisiz uygulama: hukukun buna bağladığı sonuçlar

M. 11/2 yasak fiilleri sayar: (a) il müdürlüğünden faaliyet izin belgesi alınmadan saç ekimi birimi açılamaz ve işletilemez; (b) saç ekimi uygulayıcı sertifikası ve saç ekimi yardımcı uygulayıcı sertifikası bulunmayan kişiler saç ekimi yapamaz; (c) faaliyet izin belgesine esas fiziki alanlar, cihazlar ve personel il müdürlüğünün izni olmadan değiştirilemez. 12 Eylül 2025’te değiştirilen m. 11/1 uyarınca birimler, Özel Sağlık Tesislerinin Denetimi Hakkında Yönetmelik (RG 17 Kasım 2023, 32372) hükümlerine göre, Ek-3 Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Formundaki kriterler üzerinden denetlenir; m. 11/4 uyarınca gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerince açılan birimlerde uygunsuzluk tespit edilirse aynı formdaki idari yaptırımlar uygulanır.

Yönetmeliğin üstünde iki kanun durur. 1219 sayılı Kanun m. 1, Türkiye’de tababet icra etmek ve herhangi bir surette hasta tedavi edebilmek için tıp fakültesinden diploma sahibi olmayı şart koşar; m. 25, diploması olmadığı hâlde hasta tedavi eden veya tabip unvanını takınan kişiyi — menfaat temini amacı bulunmasa dahiiki yıldan beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırır.

3359 sayılı Kanun Ek m. 11, 2/1/2014 tarihli 6514 sayılı Kanunla eklenmiş; ilk dört fıkrası 21/2/2024 tarihli 7496 sayılı Kanunla değiştirilmiştir. Bu hâliyle madde, olağanüstü hâllerde icraya yetkili kişilerce acil sağlık hizmeti ulaşana ve süreklilik sağlanana kadar verilen hizmetler hariç olmak üzere, ruhsatsız veya yetkisiz sağlık hizmeti sunan ya da sunduranların bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacağını düzenler. Özel izne tabi hizmet birimlerini ve sağlık kuruluşlarını Bakanlıktan izin almaksızın açanlara ya da buralarda sunulan hizmetleri verenlere, kanuni tabanı 2024’te 250.000 Türk lirası olarak belirlenmiş ve tavanı bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yarısına kadar çıkan idari para cezası uygulanır; Bakanlıkça belirlenen kayıtların tutulmaması veya bildirim yükümlülüklerine uyulmaması hâlinde ise kanuni tabanı 2024’te 50.000 Türk lirası, tavanı aynı gelirin yüzde ikisi olan bir idari para cezası söz konusudur. Fiilin bir yıl içinde tekrarı cezayı iki katına çıkarır, üçüncüsünde ilgili bölümün ya da tüm kuruluşun faaliyeti on güne kadar durdurulur. Maddedeki idari para cezaları valiliklerce, faaliyet durdurma ise Sağlık Bakanlığınca uygulanır.

Lira tutarları hakkında. Yukarıdaki tutarlar kanunda yazılı tutarlardır; 3359 sayılı Kanun Ek m. 11 bakımından 2024 rakamlarıdır. İdari para cezaları, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 17/7 uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılır; bu fıkra nispi idari para cezaları hakkında uygulanmaz. Dolayısıyla belirli bir yılda uygulanacak tutar, kanuni tabandan hesaplanarak değil ilgili tarihte yürürlükteki mevzuattan alınmalıdır.

İdari sonucu denetim yönetmeliği tamamlar. M. 7 uyarınca, yetkisiz, izinsiz veya ruhsatsız olarak sağlık hizmeti sunulduğu ya da tanı ve tedaviye yönelik tıbbi işlem yapıldığı tespit edilirse: (a) herhangi bir kurumdan ruhsat, izin veya faaliyet belgesi bulunmayan yerler valilikçe kapatılır ve ilgililer hakkında Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulur; (b) başka mevzuat kapsamında ruhsatı bulunan iş yerlerinin valilikçe sağlık hizmeti sunması yasaklanır, suç duyurusunda bulunulur ve kendi mevzuatına göre işlem yapılmak üzere ruhsat veren kuruma bildirilir.

Talep Yolu

Nitelendirme, talep haklarını belirler

Türk hukukunda saç ekimi sözleşmesini açıkça nitelendiren bir hüküm yoktur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda iki aday vardır: eser sözleşmesi (m. 470) ve vekâlet (m. 502). M. 471 uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır ve özen borcundan doğan sorumluluğunda, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır; m. 506 vekil bakımından karşılık gelen bir özen borcu öngörür.

Yargıtay’ın istikrarlı bir kararlar dizisi saç ekimini ve estetik müdahaleleri eser sözleşmesi olarak nitelendirmiştir: 15. HD, E. 2017/2151, K. 2017/3693, T. 30.10.2017, taraflar arasında saç ekimi ameliyatı konusunda eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğunu belirtir; 3. HD, E. 2021/6849, K. 2021/10475, T. 21.10.2021 ile 3. HD, E. 2022/5772, K. 2022/6666, T. 15.09.2022, davanın eser sözleşmesinden (saç ekimi) kaynaklanan maddi manevi tazminat istemine ilişkin olduğunu tespit ederek, bu niteliğine göre inceleme görevinin Yargıtay 6. Hukuk Dairesine ait olduğuna ve dosyanın oraya gönderilmesine karar verir — esasa değil göreve ilişkin kararlardır, ancak dayandıkları nokta doğrudan bu nitelendirmedir; 6. HD, E. 2024/1067, K. 2025/1468, T. 15.04.2025 ise estetik müdahaleyi kapsayan hukuki ilişkinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, bu niteliği gereği tıbbi zorunluluktan yapılan tedaviye ilişkin vekâlet sözleşmesinden ayrıldığını ve yüklenicinin hangi yöntemi kullanırsa kullansın eserin ayıpsız meydana gelmesi gerektiğini — yani sonucu garanti ettiğini — belirtir.

Bu bir kararlar dizisidir; kanun hükmü ya da istisnasız bir kural değildir. Konuya ilişkin bir içtihadı birleştirme kararı bulunmamaktadır ve somut dosyadaki nitelendirme, olgular üzerinden tartışılacak bir meseledir. Ancak pratik ağırlığı büyüktür, çünkü m. 475’i açar: eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde iş sahibi, eserin kendisi tarafından kullanılamayacak veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olması hâlinde sözleşmeden dönme, kullanılabilecek ölçüde ayıplı olması hâlinde ayıp oranında bedelden indirim ve aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarımı haklarından birini kullanabilir; genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Bunların yanında genel haksız fiil temeli durur: m. 49 uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

Tüketici katmanı

Saç ekimi dosyalarının çoğu aynı zamanda 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun üzerinden yürür; çünkü m. 3/1-l, eser ve vekâlet sözleşmeleri ile tüketici ile ticari veya mesleki amaçla hareket eden kişi arasındaki her türlü sözleşmeyi açıkça tüketici işlemi sayar. M. 14, sağlayıcıyı hizmeti sözleşmeye uygun olarak ifa etmekle yükümlü kılar. M. 15/1, hizmetin ayıplı ifa edilmesi hâlinde tüketiciye hizmetin yeniden görülmesi, hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedelden indirim ve sözleşmeden dönme haklarından birini seçme serbestisi tanır; bu hakların kullanılmasından doğan tüm masraflar sağlayıcıya aittir ve tüketici ayrıca Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre tazminat da isteyebilir. M. 16, ayıplı hizmetten doğan sorumluluğu, ayıp sonradan ortaya çıkmış olsa bile hizmetin ifasından itibaren iki yıllık zamanaşımına bağlar — kanunlarda veya sözleşmede daha uzun bir süre öngörülmedikçe — ve ayıbın ağır kusur ya da hile ile gizlenmesi hâlinde zamanaşımı hükümlerinin uygulanmayacağını belirtir.

Görev ve ön aşama bunu izler. M. 73/1 tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemelerini görevli kılar; m. 73/5 tüketici davalarının tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabileceğini öngörür; m. 73/A-1 ise dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı sayar — tüketici hakem heyetinin görevi kapsamındaki uyuşmazlıklar, hakem heyeti kararlarına itiraz, m. 73/6 ve m. 74’teki davalar ve tüketici işlemi niteliğinde olsa da taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar istisnadır. Bu adım Türk hukukunda zorunlu arabuluculuk rehberinde ele alınmaktadır. Yetki bunun dışında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre belirlenir: davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri (m. 6/1); haksız fiilde ayrıca fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri (m. 16); davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri (m. 7/1).

Üç ayrı zamanaşımı vardır ve birbirinin yerine geçmez. TBK m. 478 uyarınca, yüklenicinin ayıplı eser meydana getirmesi sebebiyle açılacak davalar, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde teslimden itibaren iki yılın, taşınmaz yapılarda beş yılın, yüklenicinin ağır kusuru hâlinde ise ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. M. 147/6 eser sözleşmesinden doğan alacaklar için beş yıl öngörür; yüklenicinin ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi hâli bunun dışındadır. M. 147/5, vekâlet sözleşmesinden doğan alacaklar için beş yıl öngörür. 6502 sayılı Kanun m. 16 ise ifadan itibaren iki yıl öngörür ve ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hiç uygulanmaz. Hangisinin uygulanacağı nitelendirmeye ve görevli mercie bağlıdır; bu süreler birleştirilemez, ortalaması alınamaz.

Aydınlatılmış onam — ne kalkan ne de önemsiz

Onam bu dosyalarda tekrar eden bir tartışma alanıdır ve iki uç görüş de yanlıştır. İmzalı bir form meseleyi bitirmez; onamın hukuken önemsiz olduğu da söylenemez.

1219 sayılı Kanun m. 70, tabiplerin ve diş tabiplerinin yapacakları her türlü işlem için önce hastanın, hasta küçük veya kısıtlı ise velisinin ya da vasisinin rızasını almasını zorunlu kılar; büyük cerrahi müdahaleler bakımından bu rızanın yazılı olması gerekir. 21 Temmuz 2025 tarihli 7557 sayılı Kanunla yapılan eklemeden sonra bu rıza, kişinin kimliğini doğrulamaya elverişli kimlik belgeleri, biyometrik yöntemler ya da elektronik kimlik doğrulamaya imkân veren yöntemler kullanılarak bilgi veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden elektronik ortamda da alınabilir.

Aydınlatmanın içeriğini Hasta Hakları Yönetmeliği (RG 1 Ağustos 1998, 23420) belirler. 8 Mayıs 2014’te değiştirilen m. 15 uyarınca hastaya; hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği; tıbbi müdahalenin kim tarafından, nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi; diğer tanı ve tedavi seçenekleri ile bunların fayda ve riskleri; olası komplikasyonlar; reddetme durumunda ortaya çıkabilecek fayda ve riskler; kullanılacak ilaçların önemli özellikleri; sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri; ve gerektiğinde aynı konuda tıbbi yardıma nasıl ulaşabileceği hakkında bilgi verilir. M. 26, mevzuatta öngörülen hâller ile tıbbi bakımdan uyuşmazlık doğması muhtemel müdahaleler için bu bilgileri içeren bir rıza formu hazırlanmasını; bilgilerin sözlü olarak da aktarılmasını; formun iki nüsha düzenlenip birinin hasta dosyasına konulmasını, diğerinin hastaya verilmesini; ve formun, bilgiyi veren ve müdahaleyi yapacak sağlık meslek mensubunca imzalanmasını, verilen bilginin doğruluğundan da o kişinin sorumlu olmasını öngörür. M. 24 tıbbi müdahalelerde rıza alınmasını zorunlu kılar; m. 31 ise rızanın müdahalenin konusu ve sonuçları bakımından aydınlatılmış olmasını ve müdahalenin verilen rızanın sınırları içinde kalmasını şart koşar.

Saç ekimi Yönetmeliği m. 10/2-ç ile birlikte okunduğunda sorular somutlaşır: form var mı; m. 15’teki hususları — özellikle müdahalenin kim tarafından yapılacağını — içeriyor mu; donör ve ekim alanının işlem öncesi ve sonrası fotoğrafları eklenmiş mi; taraflarca imzalanmış mı; ve bir nüshası hastaya verilmiş mi.

Sigorta katmanı ve tahkim yolu

1219 sayılı Kanun Ek m. 12, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan veya mesleklerini serbest icra eden tabipleri, diş tabiplerini ve uzmanları, tıbbi kötü uygulama sebebiyle kişilere verebilecekleri zararlar ile kendilerine yönelecek rücu talepleri için mesleki malî sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlü kılar. Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışanlar için zorunlu poliçe kurum tarafından yaptırılır; primin yarısı ilgili, yarısı işveren tarafından ödenir ve işverence ödenen kısım ilgilinin maaşından ya da diğer malî haklarından kesilemez.

Poliçenin devrede olduğu hâllerde 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu mahkemelere paralel bir yol sunar. M. 30/1 uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümü için kurulmuştur ve ilgili mevzuatla zorunlu tutulan sigortalardan doğan uyuşmazlıklarda hak sahipleri, ilgili kuruluş sigorta tahkim sistemine üye olmasa dahi bu usulden yararlanabilir. Şartlar özeldir: sigorta kuruluşuna önceden başvurulmuş ve talebin kısmen ya da tamamen reddedildiği belgelenmiş olmalıdır; kuruluşun on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesi de yeterlidir (m. 30/13); mahkemeye ya da tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar için başvurulamaz (m. 30/14); ve hakemler görevlendirmeden itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır, aksi hâlde uyuşmazlık yetkili mahkemede görülür (m. 30/16).

Bunun saç ekimi hastası bakımından teorik bir yol olmadığı görülmüştür. 11. HD, E. 2023/1994, K. 2023/3264, T. 24.05.2023 kararına konu olayda, Viyana’da yaşayan ve saç ekimi ile burun estetiği ameliyatları için Türkiye’ye gelen, saç ekiminin yetkisiz kişilerce yapıldığını ileri süren davacı, hekimin Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası sigortacısına karşı Komisyon nezdinde talepte bulunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tazminata hükmetmiş; İtiraz Hakem Heyeti, bilgilendirme formlarında sonuç garantisi bulunmadığı, hastanın ek ameliyat gerekebileceği konusunda bilgilendirildiği ve davacının zararı ile sigortalı hekimin kusurunu ispatlayamadığı gerekçesiyle bu kararı kaldırmış; Yargıtay temyiz istemini reddetmiştir.

Karar iki yönden de okunur: yolun yurt dışında yaşayan bir davacıya açık olduğunu doğrular ve yolun ne istediğini gösterir — zararın ve sigortalının kusurunun ispatı, incelemeye dayanıklı bir belgelendirmeyle. Zorunlu mesleki sorumluluk poliçesinin salt estetik amaçlı bir işlemi kapsayıp kapsamadığı ve hangi istisnalara tabi olduğu, ilgili tarihte yürürlükteki genel şartlara ilişkin ayrı bir sorudur ve peşinen varsayılamaz.

İşlem sağlık turizmi kapsamındaysa

Sınır ötesi dosyaların üzerinde ayrı bir düzenleme durur. 26 Nisan 2025 tarihli ve 32882 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik, aynı adı taşıyan 13 Temmuz 2017 tarihli Yönetmeliğin yerini almış ve onu 17. maddesiyle açıkça yürürlükten kaldırmıştır; dolayısıyla 2017 metni artık yürürlükteki düzenleme olarak aktarılmamalıdır.

Ülkesine dönmüş bir hasta bakımından en önemli hüküm m. 6/3’tür: sağlık tesisi ve aracı kuruluş, sunulan hizmetin türüne göre, uluslararası sağlık turistinin Türkiye’de bulunduğu süre içinde aldığı sağlık hizmetlerinden ve aracılık hizmetlerinden sorumludur — ve sunulan sağlık hizmetinden sonra ortaya çıkabilecek komplikasyonlar ile tıbbi kötü uygulamalar da bu sorumluluğun kapsamındadır. Yani sorumluluk, hastanın ülkesine dönmesiyle sona erecek biçimde kurgulanmamıştır.

Üç nokta daha tekrar eder. M. 5/1 uyarınca hem sağlık tesisleri hem aracı kuruluşlar uluslararası sağlık turizmi faaliyetinde bulunabilmek için yetki belgesi almak zorundadır — belge sağlık tesisleri için Bakanlıkça, aracı kuruluşlar için USHAŞ tarafından düzenlenir — ve m. 6/1-e uyarınca sağlık tesisi, aracı kuruluşça yürütülmesi gereken faaliyetler için yetki belgesi bulunmayanlardan hizmet satın alamaz. M. 6/1-c uyarınca uluslararası sağlık turizmi kapsamında ameliyathane ortamında yapılacak cerrahi ve girişimsel işlemler için komplikasyon sigortası yaptırılması zorunludur; belirli bir saç ekiminin bu tanıma girip girmediği olgusal bir sorudur. M. 16 uyarınca kayıtların usulüne uygun tutulmadığının tespiti yetki belgesinin altı ay askıya alınmasına, fiilin bir yıl içinde tekrarı ise iptaline yol açar. 2024’te değiştirilen 3359 sayılı Kanun Ek m. 11 de, sağlık hizmeti sunumuna ilişkin Bakanlık denetiminin uluslararası sağlık turizmi kapsamındaki her türlü kuruluşun faaliyetlerini de kapsadığını teyit eder.

Saklanması Gereken Deliller

Saç ekimi dosyasındaki belirleyici malzemenin büyük bölümü, bir düzenleme zorunlu kıldığı için zaten mevcuttur. Mesele delil yaratmaktan çok, hukuken bir başkasının elinde tutmakla yükümlü olduğu belgeleri güvence altına almaktır.

Mevzuatın öngördüğü kayıtlar. Donör ve ekim alanının işlem öncesi ve sonrası fotoğraflarının ekli olduğu, taraflarca imzalanmış aydınlatılmış rıza formu (m. 10/2-ç) — ve Hasta Hakları Yönetmeliği m. 26 uyarınca hastaya verilmiş olması gereken nüsha. Tekniği, ekilen kök (greft) sayısını ve bölgesini yazan, işlem öncesi ile ilk 72 saat içindeki fotoğrafları taşıyan ve ekibin adlarını kayda geçiren Ek-4 Hasta Bilgi Formu. Yönetmeliğin aradığı bir belgenin sunulamaması da hukuken anlamlı bir olgudur; 3359 sayılı Kanun Ek m. 11, Bakanlıkça belirlenen kayıtların tutulmamasına idari para cezası bağlar.

Kuruluşun kimliği. Muhatap, birimin bünyesinde faaliyet gösterdiği sağlık kuruluşudur — bu çoğu zaman internet sitesindeki, sosyal medya hesabındaki ya da faturadaki marka değildir. Bu kuruluşun m. 12/2 kapsamında Bakanlık portalında yer alıp almadığı ve m. 6 uyarınca ruhsatına ya da uygunluk belgesine saç ekimi birimi faaliyet izninin işlenip işlenmediği, kontrol edilebilir olgulardır.

Fotoğraflar. Hastanın donör ve ekim alanına ilişkin, zaman içinde çekilmiş kendi tarihli fotoğrafları, çoğu zaman 72 saatlik fotoğraflar ile ülkesindeki muayene arasındaki tek sürekli kayıttır. Üzerinde işlem yapılmamış, filtresiz ve tarih bilgisini taşıyan özgün dosyalar, seçilmiş birkaç kareden daha değerlidir.

Yazışmalar. Klinikle ve varsa aracı kuruluşla yapılan mesajlaşma ve e-posta trafiği: seyahat öncesinde ne vaat edildiği, hangi greft sayısının söylendiği, hangi tekniğin anlatıldığı, işlemi kimin yapacağının nasıl aktarıldığı, verilen bakım talimatları ve komplikasyon bildirildiğinde verilen cevap. Bu malzeme doğrudan m. 15’teki aydınlatma yükümlülüğünü, eser sözleşmesi nitelendirmesini ve sağlayıcının kim olduğunu ilgilendirir. Tanıtım malzemesi de aynı sebeple saklanmalıdır: Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik (RG 29 Temmuz 2023, 32263) sağlık hizmeti sunumunda örtülü ya da açık reklam yapılmasını yasaklar (m. 5/1) ve m. 7/1 ile tedavi öncesi ve/veya sonrasına ait, tedavinin etkisini karşılaştıran ve talep oluşturmaya yönelik görüntülere yer verilmesini yasaklar. 3359 sayılı Kanun Ek m. 11’e 21/7/2025 tarihli 7557 sayılı Kanunla eklenen fıkra ise tanıtım ve bilgilendirme sınırını aşan reklam niteliğindeki faaliyetlere idari para cezası bağlar; kanunda 2025 yılı itibarıyla 100.000 Türk lirası olarak yazılan taban ile bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde ikisi olarak belirlenen tavan, her yıl yeniden değerleme oranında artırılır.

Ödeme kayıtları. Banka dekontları, kart ekstreleri ve makbuzlar ile özellikle kime ödeme yapıldığı: paranın sağlık kuruluşuna değil aracıya gitmiş olması, 6. HD, E. 2024/949, K. 2025/1215 kararındaki sağlayıcı değerlendirmesi bakımından doğrudan önemlidir. 2025 tarihli sağlık turizmi Yönetmeliği m. 12/1 uyarınca sağlık tesisi, sunulan hizmetin ve birim fiyatlarının ayrıntılı dökümünü gösteren belgeyi ekleyerek satış fişi veya fatura düzenlemek ve talep hâlinde ücretsiz olarak hastaya kullanılan ve ücreti yansıtılan ilaç ve sarf malzemelerinin listesini, bedeli hasta tarafından ödenen laboratuvar sonuçları ile radyolojik görüntüleri (adli vakalarda asılları verilmez) ve dışarıdan alınan ilaç ve malzemelere ilişkin reçeteleri vermek zorundadır. Aracı kuruluş da konaklama, ulaşım, transfer, tercümanlık ve danışmanlık ücretlerinin ayrıntılı dökümünü vermek zorundadır.

Bugünkü durum. Kendi ülkesindeki hekim tarafından düzenlenen; donör ve ekim alanının mevcut hâlini, varsa skar, enfeksiyon veya kaybı anlatan, fotoğraflı ve tarihli bir klinik kayıt. Türk mahkemesindeki bilirkişinin tercümesi üzerinden çalışacağı malzeme budur ve hastanın olaydan sonra hâlâ iyileştirebileceği tek kalem de budur.

Yurt Dışından Süreç Yürütmek

Yetki ve uygulanacak hukuk

Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini iç hukukun yer itibarıyla yetki kuralları belirler — 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) m. 40. Dolayısıyla yukarıda anlatılan kurallar işi görür.

Uygulanacak hukuk bakımından m. 24/1, sözleşmeden doğan borç ilişkilerini tarafların açıkça seçtikleri hukuka tabi kılar; hukuk seçimi yoksa m. 24/4 uyarınca sözleşmeyle en sıkı ilişkili hukuk uygulanır ve bu, karakteristik edim borçlusunun sözleşmenin kuruluşu sırasındaki mutad meskeni hukuku, ticari veya mesleki faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde ise borçlunun işyeri hukuku sayılır. Tüketici sözleşmelerine ilişkin özel bağlama kuralı burada yardımcı olmaz: m. 26/4, paket turlar hariç olmak üzere, hizmetin tüketiciye mutad meskeninin bulunduğu ülkeden başka bir ülkede sağlanması zorunlu olan sözleşmeleri kapsam dışında bırakır. Haksız fiilde m. 34/1-2 fiilin işlendiği ülke hukukunu, fiilin işlendiği yer ile zararın meydana geldiği yer farklı ülkelerdeyse zararın meydana geldiği ülke hukukunu uygular; m. 34/4 ise ilgili hukuk imkân veriyorsa zarar görenin, sorumlunun sigortacısına doğrudan talep yöneltebileceğini öngörür.

Başka bir ülkede alınacak bir kararın Türkiye’de tanınıp tenfiz edilip edilemeyeceği ayrı bir sorudur; MÖHUK’a tabidir ve yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tenfizi rehberinde ele alınmaktadır. Bir saç ekimi dosyasında bu, iki yönde de peşinen varsayılmamalıdır.

Temsil ve teminat

Fiziken bulunmama, sanıldığı kadar büyük bir engel değildir. 1512 sayılı Noterlik Kanunu m. 191 ve m. 192 uyarınca yabancı ülkelerdeki noterlik işleri konsoloslar tarafından ve konsolosluk binası içinde, Kanun’un noterlik işlemlerine ilişkin hükümlerine göre yapılır; m. 195 uyarınca yabancı memlekette usulüne uygun olarak yapılmış bir noterlik işlemindeki yetkili makam imza ve mührü konsolosça onaylanır. Vekâletname bu yolla, dönmeye gerek kalmadan düzenlenebilir; arabuluculuk adımı ve yargılama Türk vekil aracılığıyla yürütülür.

MÖHUK m. 48, en çok geç fark edilen noktadır. Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır — ve mahkeme bunları karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar. Karşılıklılık ülkeden ülkeye değişir; bu nedenle somut davacı bakımından durum, dosyaya taşınacak bir varsayım değil, başta tespit edilecek bir konudur.

Yanında yürüyen idari ve cezai yollar

İki yol daha vardır ve hiçbiri tazminat talebinin yerine geçmez.

Denetim yolu. Özel Sağlık Tesislerinin Denetimi Hakkında Yönetmelik m. 5/1-b uyarınca olağan dışı denetim, Bakanlıkça veya il müdürlüğünce resen, ihbar veya şikâyet üzerine ya da basın, sosyal medya ve elektronik ortamdaki mevzuata aykırı paylaşımlara ilişkin olarak habersiz yapılan denetimdir; kural olarak denetim elemanının veya ekibinin görevlendirilmesinden itibaren en geç otuz gün içinde tamamlanır. Aynı Yönetmeliğin m. 2/1-b hükmü, yetkisiz, izinsiz veya ruhsatsız sağlık hizmeti sunumuna konu kişi ve kuruluşları kapsama alır. Bu yol yurt dışından da kullanılabilir; ancak sonucu idaridir — yaptırım, faaliyet durdurma, kapatma — hastaya tazminat değildir.

Ceza yolu. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 89 uyarınca taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi — birinci fıkraya 24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanunla verilen şekliyle — dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır; fiil, diğerlerinin yanı sıra duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yüzde sabit ize neden olmuşsa ceza yarı oranında, bu işlevin yitirilmesine ya da yüzün sürekli değişikliğine neden olmuşsa iki kat artırılır. M. 89/5 uyarınca soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlıdır; birinci fıkra kapsamına giren hâl dışında, bilinçli taksir hâlinde şikâyet aranmaz. İddia, işlemin buna yetkisi olmayan bir kişi tarafından yapıldığı yönündeyse 1219 sayılı Kanun m. 25 ile 3359 sayılı Kanun Ek m. 11 devreye girer. Bu sürecin genel işleyişi ceza hukuku sayfasında anlatılmaktadır.

Uygulamada Ne Anlama Geliyor?

  • İlk soru tıbbi değil, mevzuata ilişkindir. Birim neredeydi, faaliyet izin belgesi var mıydı ve kanal açılması aşamasını kim yaptı. 2023 tarihli Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile 5, 6 ve 9. maddeleri, aksi hâlde genel bir şikâyet olarak kalacak durumu, yayımlanmış ve tarihli somut bir standardın ihlali hâline getirir.
  • İki belgenin var olması gerekir. Fotoğrafları ekli, imzalı aydınlatılmış rıza formu ve tekniği, ekilen kök (greft) sayısını ve ekibi yazan Ek-4 formu. İkisini de yazılı olarak isteyin ve gelen cevabı — hiçbir şey gelmemesi dâhil — kayda geçirin.
  • Markanın arkasındaki kuruluşu tespit edin. Davalı; sağlık kuruluşu, m. 9/4 uyarınca sorumlu hekim ve varsa aracıdır. 6. HD, E. 2024/949, K. 2025/1215 kararı, aracının da 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketiciye karşı sorumlu tutulabileceğini göstermektedir.
  • Tek bir zamanaşımı süresine kilitlenmeyin. Teslimden iki yıl, eser sözleşmesi alacaklarında beş yıl, 6502 sayılı Kanun’da ifadan iki yıl, yüklenicinin ağır kusurunda yirmi yıl ve ayıbın ağır kusur ya da hileyle gizlenmesi hâlinde zamanaşımının hiç uygulanmaması.
  • Onam bir cevap değil, bir sorudur. İmza dosyayı kapatmaz; imzanın yokluğu da dosyayı tek başına belirlemez. Önemli olan, m. 15’teki hususların fiilen aktarılıp aktarılmadığı, kimin tarafından aktarıldığı ve müdahalenin verilen rızanın sınırları içinde kalıp kalmadığıdır.
  • Mesafe bir lojistik sorundur, yetki sorunu değildir. Konsoloslukta düzenlenen vekâletname hazır bulunmanın yerine geçer; MÖHUK m. 48 ve karşılıklılık meselesi ise davadan sonra değil önce araştırılmalıdır.

Bir saç ekimi talebini ele alınabilir kılan çerçeve alışılmadık ölçüde somuttur: tarihli değişiklikleriyle özel bir Yönetmelik, işlemin yapılabileceği yerlerin sınırlı listesi, işlemin hekim ile sertifikalı yardımcılar arasında bölünmesi ve var olması ile kimin ne yaptığını kayda geçirmesi zorunlu iki form. Dosyadan dosyaya değişen şey, bu kaydın ne kadarının fiilen tutulduğu ve hastanın ilişki çekişmeli hâle gelmeden önce bunun ne kadarını güvence altına aldığıdır. Bu taleplerin içine yerleştiği daha geniş tıbbi sorumluluk hukuku Türkiye’de malpraktis (tıbbi hata) hukuku rehberinde ve büronun sağlık hukuku alanı kapsamında ele alınmaktadır.

Ülkesine dönmüş bir hasta için izlenen sıra

  1. 01

    Markayı değil, sağlık kuruluşunu tespit edin

    Muhatap, birimin bünyesinde faaliyet gösterdiği sağlık kuruluşudur; bu çoğu zaman internet sitesindeki isim değildir. Saç ekimi birimi bulunan kuruluşlar Bakanlıkça oluşturulan ve internette açık yayımlanan portalda kayıtlıdır (m. 12/2).

  2. 02

    Dosyayı yazılı olarak isteyin

    Fotoğrafları ekli aydınlatılmış rıza formu ile Ek-4 Hasta Bilgi Formu, Yönetmeliğin düzenlenmesini zorunlu kıldığı belgelerdir. Bunların bulunmaması da dosyaya ilişkin bir olgudur.

  3. 03

    Hangi aşamayı kimin yaptığını belirleyin

    M. 9 işlemi hekim ile sertifikalı yardımcılar arasında bölmüştür ve Ek-4 formu ekibin adlarını kayda geçirir. Kanalları kimin açtığı, işlem gününe ilişkin bir ayrıntı değil hukuki bir sorudur.

  4. 04

    Mevcut durumu ülkenizde belgeleyin

    Kendi ülkenizdeki hekim tarafından düzenlenen, fotoğraflı ve tarihli bir klinik kayıt, Türk mahkemesindeki bilirkişinin tercümesi üzerinden inceleyeceği malzemedir.

  5. 05

    Zorunlu ön aşamayı tamamlayın

    Tüketici yolunda arabulucuya başvuru, 6502 sayılı Kanun m. 73/A-1 uyarınca dava şartıdır. Bu adım vekâletname ile Türk vekil aracılığıyla yürütülebilir.

  6. 06

    Yetkili mahkemede dava açın

    6502 sayılı Kanun m. 73 uyarınca tüketici mahkemesinde; yetki, HMK m. 6, 7 ve 16 ile m. 73/5'e göre belirlenir. Sigorta devredeyse Sigorta Tahkim Komisyonu yolunun kendi şartları vardır.

Sıkça sorulan sorular

Türkiye'de saç ekimini kimler yapabilir?

Saç Ekimi Birimleri Hakkında Yönetmelik'in 12 Eylül 2025 tarihli ve 33015 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik 9. maddesinin üçüncü fıkrası, kanal açılması aşamasını dört gruba özgülemiştir: saç ekimi uygulayıcı sertifikası bulunan tabip ve uzman tabipler; plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanları; deri ve zührevi hastalıkları uzmanları; ve medikal estetik sertifikası bulunan tabip ve uzman tabipler. Saç foliküllerinin toplanması ve açılan kanallara yerleştirilmesi ise bu hekimler tarafından ya da saç ekimi yardımcı uygulayıcı sertifikası bulunan sağlık meslek mensuplarınca yapılabilir. Dolayısıyla saç ekimini yalnızca plastik cerrahların ve dermatologların yapabileceği doğru değildir; ama odadaki herkesin yapabileceği de doğru değildir. Maddenin birinci fıkrası uyarınca saç ekimi biriminde yalnızca sertifikası Bakanlıkça tescil edilmiş personel çalışabilir.

Saç ekimi güzellik salonunda, otelde veya muayenehanede yapılabilir mi?

Saç ekimi birimi yalnızca bir sağlık kuruluşu bünyesinde ve yalnızca il sağlık müdürlüğünden alınan faaliyet izin belgesiyle açılabilir (Yönetmelik m. 5 ve m. 6). Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi sağlık kuruluşunu sınırlı olarak tanımlar: Sağlık Bakanlığına ait hastaneler; Devlet ve vakıf üniversitelerine ait hastaneler; gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerine ait özel hastaneler; tıp merkezleri; ve poliklinikler. Güzellik merkezi ve salonları, oteller ve muayenehane bu listede yer almaz; dolayısıyla Yönetmelik kapsamında buralarda saç ekimi birimi açılamaz. Somut olayda sonucun ne olacağı ise genel hükümlere göre belirlenir: Yönetmelik m. 11/2, Özel Sağlık Tesislerinin Denetimi Hakkında Yönetmelik m. 7, 3359 sayılı Kanun Ek m. 11 ve 1219 sayılı Kanun m. 1 ile m. 25.

Saç ekimi sözleşmesi eser sözleşmesi midir, vekâlet midir; bunun önemi nedir?

Türk hukukunda saç ekimi sözleşmesini açıkça nitelendiren bir hüküm yoktur; nitelendirme yargı kararlarıyla yapılmaktadır. Yargıtay'ın istikrarlı bir kararlar dizisi saç ekimini ve estetik müdahaleleri eser sözleşmesi olarak nitelendirmiştir: 15. HD, E. 2017/2151, K. 2017/3693, T. 30.10.2017; 3. HD, E. 2021/6849, K. 2021/10475, T. 21.10.2021 ile 3. HD, E. 2022/5772, K. 2022/6666, T. 15.09.2022 (ikisi de bu nitelendirmeye dayanan görev yönünden gönderme kararıdır); ve 6. HD, E. 2024/1067, K. 2025/1468, T. 15.04.2025. Son karar, estetik müdahaleyi kapsayan ilişkinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, bu niteliği gereği hekim ile hasta arasında tıbbi zorunluluktan yapılan tedaviye ilişkin vekâlet sözleşmesinden ayrıldığını, eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini ve yüklenicinin hangi yöntemi kullanırsa kullansın eserin ayıpsız meydana gelmesi gerektiğini — yani sonucu garanti ettiğini — belirtmektedir. Nitelendirmenin önemi, TBK m. 475'teki seçimlik hakları ve farklı zamanaşımı sürelerini devreye sokmasıdır.

Dava hangi mahkemede görülür ve önce arabuluculuk zorunlu mudur?

Hasta, ticari veya mesleki amaçla hareket eden özel bir klinikle ya da aracı bir şirketle sözleşme kurmuşsa ilişki bir tüketici işlemidir: 6502 sayılı Kanun m. 3/1-l eser ve vekâlet sözleşmelerini açıkça tüketici işlemleri arasında sayar, m. 73/1 ise bu uyuşmazlıklarda tüketici mahkemelerini görevli kılar. M. 73/5 uyarınca tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabilir; bunun yanında 6100 sayılı Kanun'un 6, 7 ve 16. maddelerindeki yetki kuralları uygulanır. Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması, maddede sayılan istisnalar saklı kalmak üzere, m. 73/A-1 uyarınca dava şartıdır. Bu adımın genel çerçevesi zorunlu arabuluculuk rehberimizde ele alınmaktadır.

Saç ekimi talebinde zamanaşımı süresi ne kadardır?

Tek bir cevap yoktur; süre nitelendirmeye ve görevli mercie göre değişir ve üç ihtimal birbirine karıştırılmamalıdır. TBK m. 478 uyarınca yüklenicinin ayıplı eser meydana getirmesi sebebiyle açılacak davalar, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde teslimden itibaren iki yılın, yüklenicinin ağır kusuru hâlinde ise ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. TBK m. 147/6 uyarınca eser sözleşmesinden doğan alacaklar beş yıllık zamanaşımına tabidir; yüklenicinin ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi hâli bunun dışındadır. M. 147/5 vekâlet sözleşmesinden doğan alacaklar için beş yıl öngörür. 6502 sayılı Kanun m. 16 ise ayıplı hizmetten doğan sorumluluğu, ayıp sonradan ortaya çıkmış olsa bile hizmetin ifasından itibaren iki yıllık zamanaşımına bağlar — kanunlarda veya sözleşmede daha uzun süre öngörülmedikçe — ve ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

Türkiye'ye dönmeden, yurt dışından talep yürütülebilir mi?

Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini iç hukukun yetki kuralları belirler (5718 sayılı MÖHUK m. 40); dolayısıyla yetki kuralları yabancı davacı bakımından da aynı şekilde işler. Temsil, vekâletname yoluyla sağlanır: 1512 sayılı Noterlik Kanunu m. 191 ve m. 192 uyarınca yabancı ülkelerde noterlik işleri konsoloslar tarafından ve konsolosluk binasında yapılır; m. 195 uyarınca yabancı ülkede usulüne uygun düzenlenmiş bir noterlik işlemindeki yetkili makam imza ve mührü konsolosça onaylanır. Baştan araştırılması gereken bir nokta vardır: MÖHUK m. 48 uyarınca yabancı davacı, dava ve takip giderleriyle karşı tarafın zararını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır; mahkeme, karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar ve karşılıklılık ülkeden ülkeye değişir.

Bu konu sizinle mi ilgili?

Durumunuzu kısa bir görüşmede birlikte değerlendirelim.

Bize ulaşın