Bankacılık, Finans ve Vergi

Türkiye'de Bankacılık Hukuku: Temel Kanunlar ve Dört Denetim Otoritesi

Türkiye'de tek bir finansal denetim otoritesi yoktur. Merkezde 5411 sayılı Bankacılık Kanunu durur; hangi kurumun yetkili olduğunu ise dört ayrı kanun belirler ve denetim BDDK, TCMB, SPK ile MASAK arasında paylaşılır. Bu rehber, Temmuz 2026 itibarıyla kanunlarla bunları uygulayan kurumları eşleştiriyor.

25 Temmuz 2026 18 dk okuma Türkçe
Görsel · Lex Lata

Türkiye’de bankacılık, esas olarak 19 Ekim 2005’te kabul edilen ve 1 Kasım 2005 tarihli 25983 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile düzenlenir. Denetim ise tek elde toplanmamıştır; dört kurum arasında paylaşılır: bankalar ve banka dışı finansman şirketleri için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), ödeme ve elektronik para kuruluşları için Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), sermaye piyasası ve 2 Temmuz 2024’ten itibaren kripto varlık hizmet sağlayıcıları için Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve bütün bu rejimlerin üzerinde işleyen aklama ile mücadele bakımından MASAK. Bir işletmenin hangi kuruma tabi olduğunu ise dört kanun belirler: 6493 sayılı Kanun (ödeme hizmetleri, elektronik para ve mutabakat sistemleri), 6361 sayılı Kanun (finansal kiralama, faktoring, finansman ve tasarruf finansman şirketleri), 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve 5549 sayılı Kanun (suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi). Sistemin en belirleyici özelliği şudur: rejimler etikete göre değil faaliyete göre ayrılır ve 1 Ocak 2020’den bu yana ödeme şirketleri BDDK denetiminde değildir.

5411 sayılı Kanun: neyi düzenler, kimi bağlar

Kanun’un 1. maddesi amacını, finansal piyasalarda güven ve istikrarın sağlanmasına, kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasına ve tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi olarak belirler. Kanun’daki hemen her sınırlama bu üç amaçla açıklanabilir.

Kapsamı 2. madde çizer. Kanun; Türkiye’de kurulu mevduat bankalarını, katılım bankalarını, kalkınma ve yatırım bankalarını, yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların Türkiye’deki şubelerini, finansal holding şirketlerini, Türkiye Bankalar Birliği’ni, Türkiye Katılım Bankaları Birliği’ni, BDDK’yı ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nu kapsar. Türkiye’de hiçbir yapılanması olmayan yabancı banka kapsam dışındadır — şube açtığı anda şube kapsama girer.

  1. madde bankaların yapabileceği faaliyetleri sayar ve liste bilinçli olarak geniştir: mevduat kabulü, katılım fonu kabulü, nakdî ve gayrinakdî kredi verilmesi, ödeme ve fon transferi işlemleri, saklama hizmetleri, kredi kartı, banka kartı ve seyahat çeki gibi ödeme araçlarının ihracı, kambiyo işlemleri, türev işlemler, sermaye piyasası araçlarının alım satımı ve aracılık yüklenimi, garanti işleri, yatırım danışmanlığı, portföy işletmeciliği ile faktoring ve forfaiting. Bankacılık lisansı bu nedenle çok geniş bir lisanstır; girişin bu kadar sıkı denetlenmesinin sebebi de budur.

Giriş iki ayrı kapıdan geçer. 6. madde uyarınca Türkiye’de bir banka kurulmasına ya da yurt dışında kurulu bir bankanın Türkiye’de ilk şubesini açmasına izin verilmesi, Kurul’un en az beş üyesinin olumlu oyuyla alınacak karara bağlıdır. Karar, başvurunun veya eksikliklerin tamamlanmasının ardından üç ay içinde bildirilir; eksiklikler altı ay içinde giderilmezse başvuru geçersiz hâle gelir. Yurt dışında kurulu banka, mevduat ve katılım fonu kabul etmemek kaydıyla Kurul izniyle temsilcilik de açabilir. Ancak kuruluş izni tek başına faaliyet hakkı vermez: 10. madde uyarınca ayrıca faaliyet izni alınması gerekir ve verilen izinler Resmî Gazete’de yayımlanır. 2022’de 7420 sayılı Kanun’la eklenen cümleyle birlikte Kurul, faaliyet iznini 4. maddedeki faaliyet türleri itibarıyla sınırlandırarak veya kısıtlayarak da verebilir; yani izin artık ister istemez bütünü kapsayan bir belge değildir.

  1. madde kuruluş şartlarını sayar. Banka bir anonim şirket olmalı; payları nakit karşılığı çıkarılmalı ve tamamı nama yazılı olmalı; kurucuları ve yönetim kurulu üyeleri kanuni şartları taşımalı; ortaklık yapısı Kurum’un etkin denetimini engellemeyecek ölçüde şeffaf olmalı; ve iç kontrol, risk yönetimi ile iç denetim sistemlerini de içeren üç yıllık faaliyet planı sunulmalıdır. Bunlar aslında, bir yatırımcının Türkiye’de şirket kurarken karşılaştığı şirketler hukuku temellerinin çok daha yüksek bir yoğunlukta uygulanmasıdır.

Asgari sermaye konusunda kanun metnini dikkatle okumak gerekir. 7/1-(f) maddesi hâlâ lafzen, nakden ve her türlü muvazaadan âri olarak ödenmiş sermayenin otuz milyon Yeni Türk Lirasından az olamayacağını aramakta; 7/2 uyarınca kalkınma ve yatırım bankalarında bu tutarın üçte ikisi yeterli sayılmaktadır. Bu, 2005’ten beri değiştirilmemiş metindir ve 5411 sayılı Kanun bu rakam için yeniden değerleme hükmü içermez. Dolayısıyla güncellenmemiş bir kanuni taban olarak okunmalı; bugün bir izin başvurusunda aranacak sermayenin göstergesi sayılmamalıdır.

BDDK, uyguladığı kanunla kurulmuştur. 82. madde, Kurum’u kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip bir kurum olarak kurar; Kurum’un merkezi ise 6111 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik uyarınca 25 Şubat 2011’den bu yana İstanbul’dur. Kurum yetkilerini kendi sorumluluğu altında bağımsız olarak kullanır; kararları yerindelik denetimine tabi değildir; hiçbir organ, makam veya kişi kararlarını etkilemek üzere emir ve talimat veremez. 83. madde, Kurum’un karar organı olarak biri başkan biri ikinci başkan olmak üzere yedi üyeli Kurul’u öngörür; Kurul başkanı aynı zamanda Kurum’un başkanıdır. 93. madde ise yetkileri sayar: bankaların, finansal holding şirketlerinin ve gözetimindeki diğer kuruluşların kuruluş, faaliyet, yönetim, teşkilat yapısı, birleşme, bölünme, hisse değişimi ve tasfiye işlemlerini düzenlemek, uygulamak, izlemek ve denetlemek; yabancı muadil otoriteler ve uluslararası finansal kuruluşlarla iş birliği yapmak.

5411 sayılı Kanun’a iki dipnot düşmek gerekir. Kart işi ayrı bir kanuna sahiptir: 1 Mart 2006 tarihli 26095 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu, 2. maddesiyle kartlı sistem kuruluşlarını, kart çıkaran kuruluşları, üye işyeri anlaşması yapan kuruluşları, üye işyerlerini ve kart hamillerini birlikte kapsar. İkincisi, bankalar ile finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketlerinin borçlularının, BDDK’nın çıkardığı yönetmeliğe göre hazırlanan Çerçeve Anlaşmalar kapsamında kredilerini yeniden yapılandırmasına imkân tanıyan geçici 32. maddenin uygulama süresi, 24 Aralık 2025 tarihli 10765 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 28 Aralık 2025’ten itibaren iki yıl daha uzatılmıştır.

Mevduat sigortası ve çözümleme: TMSF nerede duruyor

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), 5411 sayılı Kanun’un 111. maddesiyle kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip, merkezi İstanbul’da bulunan ayrı bir kurum olarak kurulmuştur. Mevduat ve katılım fonlarını sigortalar; Fon’a devredilen bankaların yönetimini, yeniden yapılandırılmasını, devrini, birleştirilmesini, satışını ve tasfiyesini yürütür. BDDK gibi görevlerinde bağımsızdır ve kararları yerindelik denetimine tabi değildir. Fon, 2003 yılında 5020 sayılı Kanun’la BDDK’dan ayrılarak özerk statüye kavuşmuştur; BDDK’nın kendi kurumsal tarihçe sayfası bu sırayı da kaydeder — Kurum 1999’da 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile kurulmuş, 31 Ağustos 2000’de faaliyete geçmiş, 5411 sayılı Kanun ise 1 Kasım 2005’te önceki çerçevenin yerini almıştır.

Sigortayı 63. madde kurar. Kredi kuruluşlarındaki mevduat ve katılım fonlarının tamamı sigorta kapsamındadır; resmî kuruluşlara, kredi kuruluşlarına ve finansal kuruluşlara ait olanlar hariçtir. Kapsam ve tutar, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın, Merkez Bankası’nın ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun olumlu görüşü alınarak Fon Kurulu tarafından belirlenir; risk esaslı sigorta priminin oranı, sigortaya tabi mevduat ve katılım fonlarının yıllık binde yirmisini aşamaz.

Tutar sabit değildir. 4 Aralık 2025 tarihli 2025/706 sayılı Fon Kurulu Kararı ile — 13 Aralık 2025 tarihli 33106 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır — 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranı uygulanarak sigorta tutarı 2026 takvim yılı başından itibaren 1.200.000 TL’ye yükseltilmiştir. Tutar yeniden değerlendiğinden, tarih belirtmeden çıplak bir rakam veren her metin yapısı gereği güvenilmezdir.

6493 sayılı Kanun: ödeme hizmetleri, elektronik para ve mutabakat sistemleri

20 Haziran 2013’te kabul edilen ve 27 Haziran 2013 tarihli 28690 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun, günlük dilde fintech denince kastedilen alanın kanunudur.

En kritik düzenleme tekniği bir tanımda gizlidir. Kanun’un 3/1-(b) maddesinde Banka, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Anonim Şirketi’ni ifade eder. Dolayısıyla Kanun’daki her izin, yetkilendirme ve denetim atfı ticari bir bankayı değil TCMB’yi işaret eder. Bu okuma, Merkez Bankası’nın kendi kuruluş kanunuyla da pekişir: 26 Ocak 1970 tarihli 13409 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1211 sayılı Kanun’un 4. maddesi, Banka’nın temel amacının fiyat istikrarını sağlamak olduğunu; bu amaçla uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisinin belirlediğini hükme bağlar. Aynı madde, 6493 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle yapılan değişiklikle, temel görevleri arasına ödeme ve menkul kıymet transferi ve mutabakat sistemleri kurmayı, mevcut ve kurulacak sistemlerin kesintisiz işlemesini ve gözetimini sağlamayı, gerekli düzenlemeleri yapmayı ve ödemeler için elektronik ortam dâhil kullanılacak yöntem ve araçları belirlemeyi açıkça eklemiştir. Merkez Bankası, mevzuat bölümünde 6493 sayılı Kanun’a ayrılmış bir sayfa tutmaktadır.

Bu her zaman böyle değildi. Ödeme hizmetleri, ödeme kuruluşları ve elektronik para kuruluşlarına ilişkin düzenleme ve denetim yetkisi, 12 Kasım 2019 tarihli 7192 sayılı Kanun ile BDDK’dan TCMB’ye devredilmiştir; anılan Kanun 6493 sayılı Kanun’un 3, 5, 8, 10, 12, 14, 14/A, 15, 16, 17, 18, 20 ilâ 27, 29 ve 37. maddeleri ile geçici 3. maddesini 1 Ocak 2020’den geçerli olmak üzere değiştirmiştir. Bu ayrım teknik bir ayrıntı değildir: yanlış makama yapılan başvuru, hiç yapılmamış başvurudur.

Kanun’un mimarisi, tanım anlaşıldıktan sonra nettir:

  • 13. madde, ödeme hizmeti sağlayıcılarını sayar: 5411 sayılı Kanun kapsamındaki bankalar, elektronik para kuruluşları, ödeme kuruluşları ve Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. 13/2 ise Merkez Bankası ve ödeme hizmeti sağlayıcıları dışındakilerin ödeme hizmeti sunmasını yasaklar.
  • 14. madde ödeme kuruluşunun faaliyete geçmeden önce TCMB’den izin almasını, 18. madde aynı yükümlülüğü elektronik para kuruluşu için arar; 18/1, 5411 sayılı Kanun kapsamındaki bankalar, PTT A.Ş. ve izin almış elektronik para kuruluşları dışındakilerin elektronik para ihraç etmesini yasaklar.
  • 5. madde, ödeme veya menkul kıymet mutabakat sistemi işletmek için sistem işleticisinin TCMB’den izin almasını; 8. madde ise Merkez Bankası’na bu sistemler üzerinde gözetim yetkisi verir.
  • 7192 sayılı Kanun’la eklenen ek 1. madde, kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olarak Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği’ni (TÖDEB) kurar ve her ödeme ile elektronik para kuruluşunun faaliyet iznini aldığı tarihten itibaren bir ay içinde üyelik başvurusu yapmasını zorunlu tutar.

Ödenmiş sermaye ile özkaynağı karıştırmamak gerekir. 6493 sayılı Kanun’un kendisi, sistem işleticisi için en az 5 milyon TL (m.5/2-(b)), yalnızca 12/1-(e) hizmetini sunan ödeme kuruluşları için en az 1 milyon TL ve diğer ödeme kuruluşları için en az 2 milyon TL (m.14/2-(ç)), elektronik para kuruluşları için ise en az 5 milyon TL (m.18/3-(ç)) ödenmiş sermaye arar. Bunlar kanuni asgari sermaye rakamlarıdır; kuruluşun fiilen bulundurması gereken tutar değildir. Bağlayıcı olan, 1 Aralık 2021 tarihli 31676 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan TCMB Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik’in 33/1. maddesindeki asgari özkaynak yükümlülüğüdür. Bu tutar her yıl haziran ve aralık ayı sonları itibarıyla hesaplanır; sabit asgari tutarlar ise TÜİK’in açıkladığı fiyat endekslerindeki yıllık değişim dikkate alınarak her ocak ayında Merkez Bankası tarafından yeniden değerlendirilir.

31 Ocak 2026 tarihli 33154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan TCMB Tebliği ile bu asgari özkaynak tutarları, Yönetmeliğin 4/1-(e) bendindeki ödeme hizmetini gerçekleştiren ödeme kuruluşları için 20 milyon TL, münhasıran Yönetmeliğin 4/1-(g) bendindeki hizmeti sunanlar hariç olmak üzere diğer ödeme kuruluşları için 40 milyon TL ve elektronik para kuruluşları için 105 milyon TL olarak yeniden belirlenmiştir. Tebliğ 30 Haziran 2026’da yürürlüğe girmiş ve 2025 güncellemesindeki 15 milyon / 30 milyon / 80 milyon TL tutarlarının yerini almıştır. Bir elektronik para kuruluşu için kanundaki 5 milyon TL ile fiilen aranan 105 milyon TL arasındaki fark, yalnızca kanun metnini okumanın neden yeterli olmadığını açıkça göstermektedir.

Müşteri kabul süreci tasarlayanlar için yakın tarihli bir değişikliğe de işaret etmek gerekir: 24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanun, 6493 sayılı Kanun’un 12. maddesini 25 Aralık 2025’ten geçerli olmak üzere değiştirerek kimlik doğrulamaya ilişkin hükme biyometrik yöntemlerle veya elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz kimlik belgeleriyle ibaresini eklemiştir. Biyometrik doğrulama aynı zamanda kişisel verilerin korunması rejimini devreye sokar; bu ayrı hat için yabancı şirketler bakımından KVKK uyumu rehberimize bakılabilir.

6361 sayılı Kanun: finansal kiralama, faktoring, finansman ve tasarruf finansmanı

21 Kasım 2012’de kabul edilen ve 13 Aralık 2012 tarihli 28496 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6361 sayılı Kanun’un resmî adı bugün Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’dur. Kanun’un başlığı, tasarruf finansman şirketlerinin kapsama alınmasıyla birlikte 7292 sayılı Kanun’la 7 Mart 2021’den itibaren değiştirilmiş; aynı Kanun 1, 2, 3, 5, 6, 9, 11, 12, 15, 39/A, 39/B, 40, 44, 46, 49/A, 49/B, 50 ve 50/A maddeleri ile bazı geçici maddelerini de yeniden düzenlemiştir. Kanunu hâlâ eski adıyla anan metinler, 2021 öncesindeki düzenlemeyi tarif etmektedir.

Bu bir BDDK rejimidir, ayrı bir rejim değil. 3. madde Kurul’u Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, Kurum’u BDDK olarak tanımlar; sektörün meslek kuruluşu Finansal Kurumlar Birliği’dir. 5411 sayılı Kanun’da olduğu gibi giriş yine iki aşamalıdır: 4. madde Türkiye’de bu şirketlerin kurulmasını yine en az beş üyenin olumlu oyuyla alınacak Kurul iznine bağlar; 7. madde ise ayrıca faaliyet izni arar ve bu izin Resmî Gazete’de yayımlanır.

Kuruluş şartlarını 5. madde sayar. İkisini tam olarak belirtmekte yarar var. 7292 sayılı Kanun’la 7 Mart 2021’den itibaren değiştirilen 5/1-(e) uyarınca, nakden ve her türlü muvazaadan âri olarak ödenmiş sermaye, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketlerinde en az 50 milyon TL, tasarruf finansman şirketlerinde ise en az 100 milyon TL olmalıdır. 5/1-(c) uyarınca ticaret unvanında Finansal Kiralama Şirketi, Faktoring Şirketi, Finansman Şirketi veya Tasarruf Finansman Şirketi ibarelerinden biri yer almalıdır — şirketin unvanı, tabi olduğu lisansı doğrudan bildirir.

BDDK’nın gözetim alanı bu nedenle bankalarla sınırlı değildir. Kurum’un kendi kurumsal sayfası, 5411 ve 6361 sayılı Kanunlar kapsamında finansal kiralama, faktoring, finansman, finansal holding, tasarruf finansman ve varlık yönetim şirketlerini; bankalara hizmet veren bağımsız denetim, değerleme, derecelendirme ve destek hizmeti kuruluşlarını; ayrıca Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren kuruluşları gözetim alanı içinde saymaktadır.

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu — ve 2024’ten beri kripto

6 Aralık 2012’de kabul edilen ve 30 Aralık 2012 tarihli 28513 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 1. maddesi amacını, sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması ile yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması olarak belirler.

117. madde, Sermaye Piyasası Kurulu’nu (SPK) kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip, merkezi İstanbul’da bulunan bir kurum olarak kurar; kararları yerindelik denetimine tabi değildir ve hiçbir organ, makam veya kişi Kurul’a talimat veremez. 118. madde karar organının biri başkan biri ikinci başkan olmak üzere yedi üyeden oluşacağını söyler; 119/2 uyarınca başkan, ikinci başkan, başkan yardımcısı ve üyeler Cumhurbaşkanı tarafından atanır. 128. madde görev ve yetkileri sayar: zamanında, yeterli ve doğru kamuyu aydınlatmayı sağlamak üzere genel ve özel nitelikte kararlar almak; bağımsız denetim, derecelendirme, değerleme ve bilgi sistemleri denetimi faaliyetlerine ilişkin şartları ve çalışma esaslarını belirlemek; finansal istikrar için diğer finansal düzenleyici ve denetleyici otoritelerle iş birliği yapmak ve bilgi paylaşmak; karşılıklılık ve mesleki sırrın korunması esasına dayalı olarak yabancı muadil kurumlarla ikili veya çok taraflı mutabakat zabıtları imzalamak.

Son iki yılın yapısal değişikliği burada yaşandı. 26 Haziran 2024’te kabul edilen ve 2 Temmuz 2024 tarihli 32590 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7518 sayılı Kanun, kripto varlık hizmet sağlayıcılarını Sermaye Piyasası Kanunu kapsamına almıştır. Kanun; 3, 13, 46, 74, 99, 101, 103 ve 130. maddeleri değiştirmiş, 35/B, 35/C, 99/A, 99/B, 109/A, 110/A, 110/B, 115/A maddeleri ile geçici 11. maddeyi yayım tarihinden geçerli olmak üzere eklemiştir.

  1. madde artık kripto varlık, kripto varlık hizmet sağlayıcı, platform, cüzdan ve kripto varlık saklama hizmeti tanımlarını içerir. Kripto varlık, dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan, değer veya hak ifade edebilen gayrimaddi varlık olarak tanımlanmıştır.

Uygulamanın merkezinde 35/B maddesi durur. Kripto varlık hizmet sağlayıcıları Kurul izni olmaksızın kurulamaz ve faaliyete başlayamaz; yalnızca Kurul’un belirlediği faaliyetleri yürütebilir; pay devirleri Kurul onayına tabidir — onay alınmadan yapılan devirler pay defterine kaydedilmez, aykırı kayıtlar hükümsüzdür. Kuruluşlarına, ortaklarına, yöneticilerine, personeline, teşkilatına, sermayesine ve sermaye yeterliliğine, yükümlülüklerine, bilgi sistemlerine, yürütebilecekleri faaliyetlere ve faaliyetlerinin geçici veya sürekli durdurulmasına ilişkin esasları Kurul belirler. SPK’nın 2 Temmuz 2024 tarihli duyurusu, rejimin kripto varlıkların alım satımı, takası, transferi ve bunların gerektirdiği saklama hizmeti ile cüzdandan transfer hakkı sağlayan özel anahtarların saklanması ve yönetimi faaliyetlerini kapsadığını belirtir. Ayrıntılı kurallar, 13 Mart 2025 tarihli 32840 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan iki Tebliğ ile gelmiştir: kuruluş ve faaliyet esaslarına ilişkin III-35/B.1 ile çalışma usul ve esasları ve sermaye yeterliliğine ilişkin III-35/B.2.

5549 sayılı Kanun: MASAK ve aklama ile mücadele katmanı

11 Ekim 2006’da kabul edilen ve 18 Ekim 2006 tarihli 26323 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 1. maddesi amacını, suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi olarak ifade eder.

MASAK, diğer üç kurumla aynı statüde bir düzenleyici otorite değildir. 2. madde Başkanlık’ı, Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesindeki Malî Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı olarak tanımlar; Kurul’un görev ve yetkilerini düzenleyen 19. madde ise 2 Temmuz 2018 tarihli 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılmıştır, dolayısıyla bu görevler artık 5549 sayılı Kanun’da tanımlı değildir. Buna karşın MASAK, yukarıda anlatılan bütün kuruluşlara temas eden katmandır. Aynı madde uyarınca aklama suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 282. maddesinde düzenlenen suçu ifade eder.

  1. madde ayrıca yükümlüleri tanımlar ve liste geniştir: bankacılık, sigortacılık, bireysel emeklilik, sermaye piyasaları, ödünç para verme ve diğer finansal hizmetler alanında faaliyet gösterenler; posta ve taşımacılık hizmeti verenler; talih ve bahis oyunları alanında faaliyet gösterenler; döviz, taşınmaz, değerli taş ve maden, mücevher, nakil vasıtası, iş makinesi, tarihi eser, sanat eseri ve antika ticaretiyle iştigal edenler ya da bu faaliyetlere aracılık edenler; noterler; spor kulüpleri ve — tanımlanmış sınırlar içinde — serbest avukatlar. 7262 sayılı Kanun’la 31 Aralık 2020’den itibaren eklenen finansal grup tanımı ise, merkezi Türkiye’de ya da yurt dışında bulunan bir ana kuruluşa bağlı veya onun kontrolündeki Türkiye’de yerleşik finansal kuruluşlar ile bunların şube, acente, temsilci ve ticari vekil gibi bağlı birimlerinden oluşan grubu ifade eder.

Avukatların konumu 2024’te iki kez değişmiştir ve özensiz özetlenmemelidir. Anayasa Mahkemesi, 18 Ocak 2024 tarihli E:2021/28, K:2024/11 sayılı kararıyla, 7262 sayılı Kanun’la 2. maddeye eklenen ve serbest avukatları yükümlü sayan ibareyi 3 Nisan 2024’ten itibaren iptal etmiştir. Ardından 18 Temmuz 2024 tarihli 7521 sayılı Kanun, 2 ve 13. maddeleri 26 Temmuz 2024’ten geçerli olmak üzere yeniden düzenleyerek avukatları daraltılmış biçimde kapsama almıştır: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35/1 ve 35/3 maddeleri kapsamındaki mesleki faaliyetler ile alternatif uyuşmazlık çözüm yolları sırasında edinilen bilgiler kapsam dışıdır; düzenleme savunma hakkı ve dinlenilme hakkı saklı kalmak üzere ve yalnızca avukatların yapabileceği işlerle sınırlı olarak uygulanır; 1136 sayılı Kanun’un 36. maddesi ayrıca saklıdır.

İki hüküm doğrudan operasyonel sonuç doğurur. 19/A maddesi, işleme konu mal varlığının aklama veya terörün finansmanı suçuyla ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması üzerine, yükümlüler nezdinde ya da bunlar aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen veya hâlihazırda devam eden işlemleri, şüphenin teyidi, işlemin analizi ve gerektiğinde analiz sonuçlarının yetkili makamlara intikali amacıyla yedi iş günü süreyle askıya almaya veya aynı süreyle gerçekleşmesine izin vermemeye Bakan’ı yetkili kılar; Bakan bu yetkisini bakan yardımcısına devredebilir. 28. madde ise 13 ve 16. maddelerdeki maktu tutarların, her yıl başında bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılacağını öngörür; hesaplamada on Yeni Türk Lirasına kadarki tutarlar dikkate alınmaz. Bu yüzden çıplak kanun metninden alıntılanan her ceza rakamı, yazıldığı anda güncelliğini yitirmiş sayılmalıdır.

Hangi kurum neyi denetliyor: karşılaştırma

KurumDenetim alanıDayanak kanun
BDDK (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu)Mevduat, katılım ile kalkınma ve yatırım bankaları; yabancı bankaların Türkiye şubeleri; finansal holding şirketleri; finansal kiralama, faktoring, finansman, tasarruf finansman ve varlık yönetim şirketleri; bankalara hizmet veren bağımsız denetim, değerleme, derecelendirme ve destek hizmeti kuruluşları5411 sayılı Kanun; 6361 sayılı Kanun
TCMB (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası)Ödeme kuruluşları, elektronik para kuruluşları, ödeme ve menkul kıymet mutabakat sistemi işleticileri; para politikası, banknot ihracı, nihai kredi mercii1211 sayılı Kanun; 6493 sayılı Kanun (yetki 1 Oca 2020’den itibaren)
SPK (Sermaye Piyasası Kurulu)Sermaye piyasası, kamuyu aydınlatma, bağımsız denetim / derecelendirme / değerleme faaliyetleri; 2 Temmuz 2024’ten itibaren kripto varlık hizmet sağlayıcıları6362 sayılı Kanun
MASAK (Malî Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı)Yukarıdaki bütün rejimlerdeki yükümlüler bakımından aklama ve terörün finansmanı ile mücadele uyumu; Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesindedir5549 sayılı Kanun
TMSF (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu)Lisans veren bir düzenleyici değildir: mevduat ve katılım fonlarını sigortalar; Fon’a devredilen bankaları yönetir, yeniden yapılandırır, devreder, birleştirir, satar ve tasfiye eder5411 sayılı Kanun m.63 ve m.111

Tablonun göstermediği şey de önemlidir: bütün resmi tek başına gören bir merci yoktur. BDDK, SPK ve TMSF; kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip, merkezi İstanbul’da bulunan ve kararları yerindelik denetimi dışında tutulan ayrı kurumlardır; TCMB kendi 1970 tarihli kanunu uyarınca çalışır; MASAK ise bir bakanlık birimidir. Bu yapılar birbirine geçer ama birleşmez.

Yabancı bir banka ya da fintech için pratik sonuçlar

Yukarıdaki yapıdan dört sonuç çıkar.

Birincisi, kurumu ürün adı değil faaliyet belirler. Müşteriye tek bir uygulama gibi görünen bir ürün — değer saklayan, para hareket ettiren ve kredi özelliği sunan bir cüzdan — ödeme ve elektronik para tarafında TCMB’yi, kredi niteliği taşıyan kısımda BDDK’yı ilgilendirebilir. Doğru sıra, yapıyı seçmeden önce ürünü 5411 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki, 6493 sayılı Kanun’un 12 ve 13. maddelerindeki ve 6362 sayılı Kanun’un 3. maddesindeki kanuni faaliyet tanımlarına ayrıştırmaktır.

İkincisi, giriş iki aşamalıdır ve ikinci aşama alenidir. Hem 5411 hem 6361 sayılı Kanun, kuruluş iznini faaliyet izninden ayırır ve faaliyet iznini Resmî Gazete’de yayımlar. 5411 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca Kurul, bankacılık faaliyet iznini artık faaliyet türleri itibarıyla sınırlandırarak verebilir; yani iznin kapsamı da başlı başına müzakere ve denetim konusudur, salt bir formalite değildir.

Üçüncüsü, şirket türü kanunla belirlenmiştir. Türkiye’de bir banka, payları nakit karşılığı çıkarılmış ve nama yazılı olan, ortaklık yapısı denetimi engellemeyecek ölçüde şeffaf bir anonim şirket olmak zorundadır. Bu, yabancı bir grubun kurabileceği holding yapısını sınırlar ve şube, iştirak ya da temsilcilik tercihiyle doğrudan bağlantılıdır; bu tercihin genel çerçevesi irtibat bürosu, şube ya da iştirak rehberimizde ele alınmıştır. Banka bakımından 6. maddedeki temsilcilik yolu ise açıkça mevduat ve katılım fonu kabul edilmemesi şartına bağlıdır.

Dördüncüsü, bağlayıcı rakamlar kanun metnindeki rakamlar değildir. 5411 sayılı Kanun’un 7/1-(f) maddesindeki banka sermayesi 2005’ten bu yana hiç değiştirilmemiştir; 6493 sayılı Kanun’daki ödeme kuruluşu rakamları ise Merkez Bankası’nın her ocak ayında yeniden belirlediği asgari özkaynak eşiğinin çok altında kalan tabanlardır. Vergi de aynı mantıkla çalışır ve aynı modele girmelidir: finans kuruluşları, olağan şirketlerden daha yüksek bir kurumlar vergisi oranına tabidir; ayrıntısı yabancı şirketlerin Türkiye’de vergilendirilmesi rehberimizdedir.

Çerçeve, mimarisi bakımından istikrarlı; rakamları bakımından istikrarsızdır. 5411, 6493, 6361, 6362 ve 5549 sayılı Kanunlar yıllardır biçimini korurken içlerindeki tutarlar her ocak ayında değişmekte, kapsam ise zaman zaman sıçramaktadır — kriptoda Temmuz 2024’te, ödeme sektöründe Ocak 2020’de olduğu gibi. Bu nedenle bu alandaki bir metne dayanmadan önce iki şeyin kontrol edilmesinde yarar vardır: söz konusu faaliyet için doğru kurum adlandırılmış mıdır ve verilen her rakam bir tarih taşımakta mıdır. Bankacılık ve finans hukuku pratiğimiz, yabancı yatırım pratiğimizle birlikte tam da bu eşleştirme üzerinde çalışır: hangi kanun, hangi otorite, hangi güncel tutar.

Hangi kanun, hangi kurum: doğru eşleştirmeyi kurmak

  1. 01

    Etiketten değil, faaliyetten başlayın

    Türk finans mevzuatı, kanunda tanımlanmış faaliyetler etrafında kurgulanmıştır: mevduat kabulü, elektronik para ihracı, sistem işletimi, kripto varlık saklama. Ürünün tanıtım materyalinde nasıl adlandırıldığının hukuken bir sonucu yoktur.

  2. 02

    Yetkili otoriteyi tespit edin

    Bankalar ve banka dışı finansman şirketleri BDDK'ya; ödeme ve elektronik para kuruluşları ile sistem işleticileri TCMB'ye; sermaye piyasası ve kripto varlık faaliyetleri SPK'ya gider. Tek bir ürün birden fazla otoriteyi ilgilendirebilir.

  3. 03

    Tek değil iki izin planlayın

    Hem 5411 hem 6361 sayılı Kanun, kuruluş iznini faaliyet izninden ayırır. İkincisi Resmî Gazete'de yayımlanır ve sınırlandırılarak verilebilir.

  4. 04

    Kanundaki asgari sermayeyi değil, fiilen aranan özkaynağı modelleyin

    Kanun metinlerindeki sermaye rakamları tabandır. Ödeme ve elektronik para kuruluşlarında bağlayıcı olan, TCMB ikincil düzenlemesiyle belirlenen ve her ocak ayında yeniden değerlendirilen asgari özkaynak tutarıdır.

  5. 05

    MASAK katmanını tasarıma dâhil edin

    5549 sayılı Kanun yukarıdaki bütün rejimlerin üzerinde işler. Kimlik tespiti, kayıtların saklanması ve şüpheli işlem bildirimi yükümlülükleri, yükümlü faaliyete başladığı andan itibaren doğar.

Sıkça sorulan sorular

Türkiye'de bankacılığı hangi kanunlar düzenler?

Temel kanun, 1 Kasım 2005 tarihli 25983 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'dur; bankaların kuruluşunu, izin rejimini, yapabileceği faaliyetleri, denetimini ve tasfiyesini düzenler. Çerçeveyi dört kanun tamamlar: ödeme ve menkul kıymet mutabakat sistemleri, ödeme hizmetleri ve elektronik para kuruluşlarına ilişkin 6493 sayılı Kanun; finansal kiralama, faktoring, finansman ve tasarruf finansman şirketlerine ilişkin 6361 sayılı Kanun; 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu; ve suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesine ilişkin 5549 sayılı Kanun. Bunların yanında Merkez Bankası'nın kuruluş kanunu olan 1211 sayılı Kanun ile banka kartları ve kredi kartlarına ilişkin 5464 sayılı Kanun yer alır.

Türkiye'de bankaları kim denetler?

5411 sayılı Kanun'un 82. maddesiyle kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip ve merkezi İstanbul'da bulunan bir kurum olarak kurulan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK). Karar organı yedi üyeden oluşan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'dur. Kurum, 93. madde uyarınca bankaların ve gözetimindeki diğer kuruluşların kuruluşunu, faaliyetlerini, yönetimini, teşkilat yapısını, birleşme, bölünme, hisse değişimi ve tasfiyesini düzenler, uygular, izler ve denetler; yabancı muadil otoriteler ve uluslararası finansal kuruluşlarla iş birliği yapar. Kararları yerindelik denetimine tabi değildir ve hiçbir organ, makam ya da kişi kararlarını etkilemek üzere emir ve talimat veremez.

Ödeme kuruluşlarını ve fintech şirketlerini BDDK mı denetler?

Hayır — 1 Ocak 2020'den bu yana denetlemiyor. 12 Kasım 2019 tarihli 7192 sayılı Kanun, 6493 sayılı Kanun'da değişiklik yaparak ödeme hizmetleri, ödeme kuruluşları ve elektronik para kuruluşlarına ilişkin düzenleme ve denetim yetkisini Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na devretmiştir. 6493 sayılı Kanun'da Banka tanımı Merkez Bankası'nı ifade eder; dolayısıyla Kanun'daki her izin ve denetim atfı TCMB'yi işaret eder. Ödeme kuruluşu m.14, elektronik para kuruluşu m.18, ödeme veya menkul kıymet mutabakat sistemi işleticisi ise m.5 uyarınca TCMB'den izin alır. BDDK'yı ödeme sektörünün düzenleyicisi olarak gösteren metinler, 2020 öncesindeki hukuki durumu tarif eder.

Türkiye'de kripto varlıklar düzenlemeye tabi mi, kim denetliyor?

Evet, Sermaye Piyasası Kurulu denetliyor. 2 Temmuz 2024 tarihli 32590 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7518 sayılı Kanun, 6362 sayılı Kanun'un 3. maddesine kripto varlık, kripto varlık hizmet sağlayıcı, platform, cüzdan ve kripto varlık saklama hizmeti tanımlarını eklemiş ve 35/B maddesini getirmiştir. Bu maddeye göre kripto varlık hizmet sağlayıcıları Kurul izni olmaksızın kurulamaz ve faaliyete başlayamaz; yalnızca Kurul'un belirlediği faaliyetleri yürütebilir; pay devirleri Kurul onayına tabidir — onay alınmadan yapılan devirler pay defterine kaydedilmez, aykırı kayıtlar hükümsüzdür. İkincil düzenleme, 13 Mart 2025 tarihli 32840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan III-35/B.1 ve III-35/B.2 sayılı iki Tebliğ'den oluşur.

Türkiye'de mevduatın ne kadarı sigortalı?

5411 sayılı Kanun'un 63. maddesi uyarınca kredi kuruluşlarındaki mevduat ve katılım fonları, resmî kuruluşlara, kredi kuruluşlarına ve finansal kuruluşlara ait olanlar hariç olmak üzere Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından sigortalanır. Kapsam ve tutar; Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın, Merkez Bankası'nın ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun olumlu görüşü alınarak Fon Kurulu tarafından belirlenir. 4 Aralık 2025 tarihli 2025/706 sayılı Fon Kurulu Kararı ile — 13 Aralık 2025 tarihli 33106 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır — sigorta tutarı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranı uygulanarak 2026 takvim yılı başından itibaren 1.200.000 TL'ye yükseltilmiştir. Tutar yeniden değerlendiğinden, cari döneme ilişkin karar her zaman kontrol edilmelidir.

Yabancı bir banka Türkiye'de şube veya temsilcilik açabilir mi?

Evet, izinle. 5411 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca yurt dışında kurulu bir bankanın Türkiye'deki ilk şubesinin açılması, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun en az beş üyesinin olumlu oyuyla alınacak karara bağlıdır; karar, başvurunun ya da eksik belgelerin tamamlanmasının ardından üç ay içinde bildirilir ve eksiklikler altı ay içinde giderilmezse başvuru geçersiz hâle gelir. Yurt dışında kurulu banka, mevduat ve katılım fonu kabul etmemek kaydıyla Kurul izniyle Türkiye'de temsilcilik de açabilir. Kuruluş ya da şube izni tek başına yeterli değildir: 10. madde ayrıca faaliyet izni arar ve verilen izinler Resmî Gazete'de yayımlanır; 2022'de 7420 sayılı Kanun ile eklenen cümle uyarınca Kurul, faaliyet iznini 4. maddede sayılan faaliyet türleri itibarıyla sınırlandırarak da verebilir.

Bu konu sizinle mi ilgili?

Durumunuzu kısa bir görüşmede birlikte değerlendirelim.

Bize ulaşın